Pages

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Bel fıtığında doğru bilinen yanlışlar sakat bırakabilir


Toplumda en sık rastlanan hastalıklardan biri olan bel fıtığı, dayanılmaz ağrıları ve hareket kabiliyetini kısıtlaması ile kişiyi gündelik yaşamın içine hapseden bir hastalık olarak tanımlanıyor. Bel fıtığından kurtulmak ve ağrıları dindirmek amacı ile kulaktan dolma bilgilerle yapılan yanlış tedavi uygulamaları vücutta kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Memorial Hizmet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Umut Yaka, bel fıtığı ile ilgili doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.
Bu tedavi yöntemlerini uygulamayın!
İnsanların büyük bir kısmı hastalıkları konusunda maalesef yeterli bilince sahip değiller. Ağrı içinde kıvranırken doktora gitmek yerine hiçbir bilimsel temele dayanmayan bir takım yöntemlere başvuruyorlar. Beline bal, incir, balık bağlatan hastalardan tutun da, ciltlerini tehlikeli şekilde kestiren, yaktıran, sülük koyan veya bilinçsizce çektiren hatta ağrısı geçsin diye belinden iğne ile iplik geçirten hastalara bile rastlamaktayız.
Bel fıtığı sandığınız ağrı başka hastalığın habercisi olabilir
Halk arasındaki yaygın inanışa göre bel ağrısı olan hasta kendisinde bel fıtığı olduğunu düşünür. Halbuki bel fıtığı tek çeşit değildir ve hastalığın değişik safhalarında farklı tedavi metodlarını uygulamak gerekmektedir. Bel ve bacak ağrıları bel fıtığına bağlı olabileceği gibi; bel kayması, omurilik tümörü, omurga kırıkları, romatizmal hastalıklar, iltihabi durumlar veya kas iskelet sistemini ilgilendiren çeşitli hastalıklara bağlı olabilir. Sonuç olarak basit bir tedavi ile iyileşmesi mümkün iken, bilinçsizce yapılan uygulamalar sonucu ameliyat olması gereken hastalarla sık sık karşılaşmaktayız.
“Sert bir zeminde ve sırtüstü yatmak ağrıyı azaltır.”
YANLIŞ! Hastalar genellikle yan yatıp bacaklarını karınlarına doğru çektiklerinde daha rahat ederler. Çünkü bu pozisyonda yatarken omurların arası açılacağından bacak sinirlerine olan bası azalır.
“Yemek ve tuvalet ihtiyacı dışında ayağa kalkmadan bir hafta kesin yatak istirahatı yapılmalıdır.” 
YANLIŞ! İki gün yatak istirahatı yeterlidir. Uzun süre yatmak hastada depresyona yol açabilir.
“Ağrıyı azaltmak için yürümek ve merdiven çıkıp inmekten kaçınmalı, daha çok oturmayı tercih etmeliyiz.”
YANLIŞ!
Oturmak bele binen yükü artırır, yirmi dakikadan fazla sürekli oturulmamalıdır.
 

“Korse takmak bel kaslarına destek olur ve belimize binen yükü azaltır.”
YANLIŞ! Omurga kırıkları ve kaymaları dışında sürekli korse takmak zararlıdır, beldeki kasların zayıflamasına yol açar.
“Bel çektirme ile bel fıtığından kurtulabiliriz.”
 
YANLIŞ!
Bel çektirme sadece omurların arka uzantılarının birbirleri arasında yaptıkları eklemlerdeki kaymalarda faydalıdır. İleri derecede bel fıtığı olan kişilere yapıldığında fıtığın kopmasına ve kalıcı sinir hasarına neden olabilir.

“Bele balık bağlanması, bardak çekilmesi gibi alternatif yöntemler ile bel fıtığı tedavi edilebilir.”
YANLIŞ! Bu gibi alternatif yöntemler sadece beldeki kan dolaşımını artırır ve kaslarda gevşemeye neden olarak hastada geçici rahatlamaya neden olur. Ancak fıtık üzerine bir etkisi olmaz.
“Bel fıtığı ameliyatı çok risklidir, hastaların çoğu ya sakat kalır ya da ağrıları tamamen geçmez.”
YANLIŞ!
Mikrocerrahi yöntemiyle yapılan bel fıtığı ameliyatlarında sakat kalma, felç olma gibi bir risk söz konusu değildir.
“Bel fıtığı ameliyatından sonra hasta en az üç ay araba kullanamaz ve yolculuk yapılmaz.”
YANLIŞ! Bel fıtığı ameliyatından sonra hastanın uçakla ya da trenle ameliyatın ertesi günü, arabayla ya da otobüsle ise ameliyattan iki gün sonra uzun yolculuğa çıkabilir. Ameliyattan iki hafta sonra trafiğin yoğun olduğu bir yerde değilse araba kullanabilir.
“Bel fıtığı ameliyatından sonra cinsel güç azalır, ameliyattan sonra da en az 3 ay cinsel perhiz uygulanmalıdır.”
YANLIŞ!
Bel fıtığı cinsel gücü azaltır, ameliyat sonrası cinsel perhiz süresi ise sadece 10 gündür.

“Ameliyat sonrası futbol, kayak, yüzme, tenis gibi spor aktiviteleri bir daha yapılamaz.”
YANLIŞ!
Ameliyattan üç hafta sonra yürüyüş ve yüzme hastanın normal yasama dönmesini hızlandırır. Zıplayıcı sporlar iyileşmeyi geciktirdiği için iki ay süreyle yasaklanır, sonra spor öncesinde iyice ısınmak kaydıyla serbest bırakılır.

5 Ocak 2013 Cumartesi

Alerjik rinitin belirtileri

Bahar aylarının başladığı şu günlerde özellikle alerjik rinitlerin ihmal edilmemesi gerektiği belirtildi.

Kuranel, "Yanlış olarak 'saman nezlesi' olarak da bilinen, burnun alerjik reaksiyonu yıl boyunca görülmekle birlikte, ilkbahar aylarında ağaç, çiçek ve çimen polenlerinin artması nedeniyle hız kazanır ve belirtiler belirgin hale gelir. Polenler nefes yoluyla ağızdan, burundan girince vücut bunları zararlı madde gibi algılıyor. Bu durum halk arasında 'saman nezlesi' olarak bilinen alerjik rinite neden oluyor. Alerjik rinit solunum yolu mukozasının dışarıdan gelen ve solunum yoluna giren maddelere karşı aşırı reaksiyonu olarak tanımlanabilir. Hapşırma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde kızarma ve kaşıntı, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Hatta bazı insanlar da bir ileri aşamasında akciğerler de etkilenerek astım ataklarına sebep olabiliyor. Aslında alerjik rinit ve astım aynı havayolu mukozasının hastalığıdır. Mevsimsel alerjik rinit, semptomların yoğun seyretmesiyle yaşam kalitesini belirgin olarak düşürür. İş ve okul performansını olumsuz etkiler. Uyku kalitesini düşürerek, buna bağlı ek problemler ortaya çıkarır. Astımı olanlarda astım ataklarını tetikleyebilir. Sinüzite ve özellikle çocuklarda kulak enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilir. Tanıda en değerli kriterler hastalığın öyküsü ve fizik muayene bulgularıdır. Gerekiyorsa cilt testleri veya özellikle çocuklarda kanda bakılan alerji testleri uygulanabilir" ifadelerini kullandı. Alerjik rinitin herhangi bir yaşta başlayabildiğini ancak çocukluk ve gençlik dönemlerinde ortaya çıkışının daha sık görülen bir durum olduğunu belirten Opr. Dr. Şinasi Kuranel, öncelikle alerjik rinitin sebebini bulmanın yani hastanın neye alerjisi olduğunu tespit etmenin tedavi için hayati önem taşıdığını vurgulayıp, şu bilgileri verdi: "Mevsimsel alerjik rinitte alerjene maruziyetten kaçınmak çok önemlidir. Bunun için alınabilecek önlemler şöyle sıralanabilir: Polen mevsimlerinde kapı ve pencerelerin kapalı tutulması Çamaşırların bu mevsimlerde dışarı asılmaması (Polenler çarşaf, havlu ve kıyafetlere yerleşebilir) Evde, işte ve arabada filtreli klima ve havalandırma sistemleri kullanılması Alerjenlerin en yaygın olduğu sabah saatlerinde mümkünse dışarı çıkılmaması, zorunluysa maske takılarak çıkılması Bu dönemlerde bahçe işlerinden uzak durulması Tüm önlemlere rağmen alerjenlerden her zaman uzak kalmak mümkün olmayabilir. Çünkü çoğunlukla ev tozu akarı, polenler, mantar sporları gibi kaçınılamayacak alerjenler alerjinin sebebi olabilir. Bu durumda semptomları azaltacak burun spreyi ve tabletler şeklinde çeşitli ilaçlar doktor önerisiyle kullanılmalıdır".
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız